SİYASETTE ERDEMLİ OLMAK

2009-07-23 10:09:00

EYÜP BEYHAN
           Erdem siyasetle neyi amaçlar?
Bu soru erdemin siyasi boyutu veya siyasetin erdemliliği konusunda beli bir aydınlığa ulaşmış olanlar için anlamlıdır. Erdemliği ifade ederken, göksel bir mesaj oluşunu, onun yeryüzündeki seküler işler, günlerle alakasız olduğu şeklinde yorumlayanlar; bu soruyu anlamsız bulacaklardır; siyaseti dar anlamda“gündelik politika kulisleri” olarak yorumlarlar bilmelidir ki erdemlilik bu olguya indirgenemeyecek kadar yücedir.

  Aynı kavşakta buluşan iki tavrın tahliline girmeksizin, topluma belirli bir ölçü ve düzenleme gerektiren alanların her seviyesinde yönetim faaliyetlerinin önem kazandığını görmek mümkündür. Yönetim faaliyetlerini değerlendirme nazarında, erdemin siyaset için gözettiği kriterleri dört ana başlık halinde toplamak mümkündür.

1-Hakikat: Siyasetin dayanağı olan yahut siyasetin kendisine dayandığı öğretidir. İlke bazında siyasetin doğruluk ve meşruiyet kriterlerini oluşturur. Siyaset bu öğretiye gereğini ifa ve icra maksadıyla dayanmaktadır. Yine siyaset bu öğretinin ilkelerini gözeterek, o ilkelerden sapmadan yol alma sanatıdır. Batılın zıttı hakikatin gerçeğidir. Batıl yolunda olan veya batılı ikame etmeye çalışan, siyaset her türlü fesadın kaynağıdır.

2-Fazilet: Siyasetin insan kalitesi bakımından gözettiği kemal ölçüsü, ahlak kriteridir. Hem yönetenlerin hem de yönetilenlerin ahlakı/entelektüel/ teknik vasıflarıyla ilgili erdem boyutudur. Bu planda siyaset erdemli bir topluma ulaşma ve onu geliştirme maksadı güder. Belli bir çağda ve kültür havzasında bu maksadın gerçekleştirmesini temine yönelir. Yöneticilerde bu kriter uyarınca ehliyet ve liyakat onarır. Netice itibariyle vazife, yeryüzünde erdemli bir toplumu kurmakta, bu toplumun kâmilin zıddı olan cahiliye toplumu ile mücadele etmekten ibarettir.

3-İstikamet: Siyasetin doğruluk ilkesi, pusulası, kontrol ve öz eleştiri kriteridir. Esas itibarıyla, belli politikaların doğruluk ve erdemlik kriterinde muhtemel bir sapmayı ifade edip etmediği, yönetici ve yönetilenleriyle istikamet üzere olup olmadığını ölçer. İstişare kurumu istikamet fikri planda “meşru muhalefet” ilkesini de içerir. İstikamet fikri, benimsenmesi gereken gerçekliğin boyutlarını belirler; azimet ve dolayısıyla ruhsat tavırlarının ideallere gerçekler arasında ölçülü bir salınım yapmasını gözeten bir direktiftir. Hakikat uğuna neyin, ne zaman, ne kadar göze alabileceğini telkin ederek cüretkâr siyaseti amaç kılar. İstikametin kâmil zıddı delalettir.

4- Akibet: Siyasetin gayeli kriteridir, hedef boyutudur. İstikamet fikrini “nereye gidiyoruz “ endişesindeki yaklaşımını, akıbet fikrini “ne için gidiyoruz” yaklaşımı ile tamamlar.

        

         Şu halde ister yerelde ister merkezde lider olarak tanımlanmış olan birey, toplumca kendisine emanet edilen sorumlulukları hakikati ülkesinde kaim kılma zorunluluğundadır. Erdemli Şehir isimli kitabında Farabi ; “Erdemli insan olmadan, erdemli şehir ve erdemli yönetici olmaz. Erdemli insanlara erdemli yöneticiler gerekir”. Vazifesi, hakikatin iyilik, doğruluk ve güzellik değerlerini erdemli bir toplum oluşturma ve geliştirme istikametinde hayata geçirmek ve buna mani unsurları yine erdeme yakışan usullerle bertaraf etmektir. Böyle bir toplumun idamesi, istikamet ve akıbet bilincini diri tutmak bilgi ve erdemin gereklerini yerine getirmekle mümkündür. İşte siyaset bu gerekliliği yerine getirebilme sanatıdır.

79
0
0
Yorum Yaz